ÖLÜM TÜNELİ LİVE HOSPİTOL 2

ÖLÜM TÜNELİ LİVE HOSPİTOL 2

Evet. Dün kortizon kullanmadan gittiğimiz İstinye Üniversitesi Live Hospitol hastanesinden 4 ay sonra kortizon kullanarak taburcu olduk. Öncelikle tedavimizde yanımızda olan tüm iyi dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bizi hasta eden, hastamızı kortizon bağımlısı yapan, tedavimizi engelleyen kişilere de teşekkür etmiyorum. Onları artık bu sayfalarda, televizyon haberlerinde, internet sitelerinin manşetlerinde ve adliye koridorlarında göreceğimiz günler yakın. Bugünkü yazımızda Başhemşire Emine ve çetesini işleyeceğiz. Bakın nasıl bir suç örgütü kurmuşlar. Ve bakın Başhemşire Emine çetesini nasıl yönetiyor ve çete üyelerini nasıl bir kalemde satıyor. 

Yine kaseti başa sarıyorum. Dünkü yazımdan sonra hastanede neler oldu? Saat 11.30 gibi 13’ncü kat sorumlusu Deniz hava attığı kattan gitti. Tüm hastane gruplarından çıktı. Sadece hemşireler için oluşturulan WhatsApp grubunda kaldı. O artık enfeksiyon hemşiresi. Bence onun yeri Başhemşire yardımcılığı. Komik geliyor böyle söyleyince ama yakında olur. Çünkü o hastanede bir başhemşire ağırlığı var. Deniz hanım dün sabah her gün olduğu gibi sorumlu olduğu 13’ncü kata geldi. Botoks yaptırmış. Takma kirpiklerini taktırmış. Tırnaklar yine ojeli ve uzun(hemşireler oje yapamaz, uzun tırnak kullanamaz). Etrafına enerji vermeyi ihmal etmiyor. Kahkahaları ağır hastaların bile dikkatini çekiyor. Önce hemşirelerin dağılımını yaptı. Ardından doktorlar ile hasta vizitelerine girdi. Nöbeti biten hemşirelerini evlerine gönderdi, nöbete gelen hemşirelerine de öğütler vermeyi ihmal etmedi. Ardından da ben aşağıya iniyorum, başhemşire yardımcısı oldum bir de artık enfeksiyona da ben bakacağım dedi ve gitti. O anlarda kat hemşiresi Elif yine sinsi sinsi güldü, Cansu hemşire ne olduğuna anlam vermeye çalıştı. Diğer ona bağlı hemşireleri de göğüsleri kabara kabara banko önünde gezmeye başladı. Sahte gülüşleri ile… sonra ne mi oldu. Oğuzhan Müezzino uyandı. Odasından çıktı. Aşağıya indi. Hastane yönetimine yaptığımız anlaşma bozuldu. Yine sözünüzü tutmadınız dedi ve köşesini yayınladı. O anlarda hastane genel müdür yardımcısı Mehtap hanım ortalığı toplamaya çalıştı ancak oda başhemşire ve çetesiyle uğraşamadı. Yine sözünü tutmayan genel müdürü Fatih beyi savunamadı. Hastane üst yönetimi hastaneyi aradı. Uzun uzun toplantılar yapıldı. Ortaya yine kocaman bir sıfır çıktı. Bu yazılarımdan dolayı hemşire bulamayan, iyi hemşirelerini bir bir kaybeden hastane yönetimi maaşlara zam yapılması için hastane üst yönetimine yaptığı talebin ilk olurunu aldı. Önümüzdeki aydan itibaren hemşire maaşları İstinye Üniversitesi Live Hospitolde 3-5 bin zamlı verilecek. Başhemşire Emine’de yeni haftaya yeni saç modeliyle başladı. Saçlarının önünü kırmızıya boyamış. Komik ötesi olmuş. Ama bayağı komik olmuş. Hastane kafesine inmiş sigara içmiş içmiş içmiş. 

Neyse konumuza dönelim. Bu yazıdan sonra Başhemşire Emine ya saçlarının tamamını kırmızıya boyar ya da işten atılır. Bu saatten sonra da atılmazsa bir sonraki yazımda atılır. Şaka şaka onu oradan görevden atabilecek ne bir genel müdür var ne de bir başhekim. Dün de dedim ya orada herkes genel müdür. İddia etmiyorum söylüyorum Genel Müdür Fatih bey bir hemşireyi bir kattan bir kata alamaz. Çünkü alamaz. Çünkü onu dinleyen yok. Pardon yetkisi yok. Onun için önemli olan toplantı programı. Canı sıkılsa hadi bir toplantı yapalım. Toplanalım. Çay içelim. Kahve içelim. İcra kurulu yapalım. Yürütme kurulu yapalım. İşi gücü toplantı olduğu için karar alamıyor. Alsada alt kademesi uygun görmediği için kararları yürürlüğe konulmuyor. Neden, çünkü hemşiresi eksik. Bakın yarın yazacağım konudan onunda haberi yoktur. Çünkü genel müdür Fatih beyin hastaneden bir haberi yok. O bu akşamki yardım konserinin telaşında. Emek Genel Müdür yardımcısı Mehtap hanımın emeklerine çökecektir “BEN YAPTIM” diyecektir. 

Şimdi gelelim bugünkü konumuza…. Hastane 13’ncü katında çalışan kat sorumlusu Büşra hemşire eşime hemşire vermediği ve damarların patlamasına neden olduğu için kendisi hakkında şikayetçi olduk. Hastanede o hemşireyi idari izne çıkardı. Hatta Başhemşire Emine o çalışanı işten atacağız ancak idari işlemler uzun sürüyor dedi. Bizde kendisine kimseyi işten attırmak için şikayetçi olmadık ve işten atılmasını istemiyoruz dedik. Aradan bir süre geçti Başhemşire Emine hastane beni ve eşimi hastane kafesinde gördü. O hemşire artık yok istifa etti gitti dedi. Bizde olayı ogün onun anlattığıyla öğrendik. Ancak olayın aslı hiç öyle anlatılan gibi masum ve basit değilmiş. Olayın aslı söylemiş. Büşra hemşire idari izni bitmesine rağmen işe başlatılmayınca işyerine avukat olan ablasıyla bir kaç defa geliyor ve işe başlatılmadığına dair yazı istiyor. Olaylar karşınca da Başhemşire Emine, yardımcısı İpek’e Büşra hemşire adına bir istifa yazısı hazırlamasını ve istifa yazısını da onun yerine imzalayıp kaşelemesini istiyor. İpek hanımda Başhemşire Emine’nin dediğini yapıyor. Başhemşire Emine sahte istifa yazısını altına İpek sende kabul imzası atıp kaşele diyor. İpek hanım bunu da yapıyor. Başhemşire Emine bu istifa yazısını insan kaylarına veriyor ve hemşireyi istifa etmiş gibi gösteriyor. Bunu duyan Büşra hemşire hemen savcılığa giderek su duyurusunda bulunuyor. Çünkü ortada hem sahte bir istifa yazısı hem sahte bir imza ve yıllarını verdiği hastaneden alamadığı bir tazminat var. Bu olayda patlayınca Başhekim yardımcısı İpek hanımı yanına çağırıyor. İddiaların doğru olup olmadığını soruyor. İpek hanımda olayın doğru olduğunu yazıyı da Başhemşire Emine’nin hazırlattırdığını söylüyor. Başhemşire Emine’yi odaya çağırıyorlar. Sonuç ne mi? Başhemşire olayı ilk defa duymuş gibi sinir krizleri geçiriyor. Olayı inkar ediyor. Olayla ilgisi olmadığını söylüyor. İş böyle olunca İpek hanım işten istifa ediyor. Giderkende onunla birlikte hareket eden 6 hemşireyi de alıp hastaneden ayrılıyor. 

Şimdi buradan soruyorum Genel Müdür Fatih beye. Bana Başhemşire Emine’ye İpek hanımın gitmesi nedeniyle ok kızgınım dediğiniz olay bu değil miydi? Sahte imza olayını bilmenize rağmen Başhemşire Emine’yi neden işten atmadınız. Hastanenin en iyi hemşirelerini kaybetmeyi neden göze aldınız. Gerçekleri bilmenize rağmen susmanızın ve hareket etmemenizin sebepleri neler? Konu hakkında yapılan suç duyurusu hakkında kurum olarak olayı neden kabul etmediniz? O imzanın Büşra hemşireye ait olmadığını bilmeniz ve adaleti yanıltanlara yardım etmeniz sizi de bu suça ortak etmez mi? Olayı bilen Başhekim yardımcınız neden sizi yanlıştan döndürmedi? Bu yazımı hastane hakkında suç duyurusunda bulunan ve hakkı yenilen Büşra hemşire için bir delil olmalı ve beni tanık olarak davasında gösterebilir. Kendisi için gidip tanıklık yapabilirim. 

YARIN BEĞENMEDİK HÜSEYİN BEY KONUSUNA GEÇECEĞİM. 

ARAYA DA BİRKAÇ TANE SERVİS KATLARINDA YAŞANILAN TRAJİ KOMİK OLAYLARI YAZACAĞIM….

Önceki Haber ÖLÜM TÜNELİ LİVE HOSPİTOL
Sonraki Haber ÖLÜM TÜNELİ LİVE HOSPİTAL 3
Benzer Haberler