Türkiye–Çin ilişkilerinde vize muafiyeti umudu güçlendirdi

Türkiye–Çin ilişkilerinde vize muafiyeti umudu güçlendirdi

Boğda, kararın yalnızca turizm değil; ticaret, yatırım ve kültürel etkileşim açısından da önemli fırsatlar barındırdığını vurguladı. Açıklamada, özellikle Uygur Türklerinin iki ülke arasında köprü rolü üstlendiğine dikkat çekildi.

Sabir Boğda’nın kamuoyuyla paylaştığı basın açıklaması şu şekilde:

“BASIN AÇIKLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti – Çin Halk Cumhuriyeti İlişkilerinde Umut ve Yeni Adımlar

Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin 2026 yılı itibarıyla daha da gelişeceğine olan umut ve iyi dileklerimizi kamuoyu ile paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.

2025 yılının son gününde, Resmî Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 2 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Çin vatandaşlarına vize muafiyeti sağlanmıştır. Bu karar kapsamında, Çin Halk Cumhuriyeti umuma mahsus ve hususi pasaport hamili vatandaşlarının Türkiye’ye yapacakları turistik seyahatlerin ve transit geçişlerin kolaylaştırıldığını görmekten derin bir mutluluk duyuyoruz.

Türkiye’nin 2025 yılının son saatlerinde, adeta yeni yıl hediyesi niteliğinde açıkladığı bu güzel haber; iki ülke arasındaki ilişkilerin her geçen gün daha da geliştiğinin açık bir göstergesidir. Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılında, bu önemli adımın atılması, ilişkileri taçlandıran son derece anlamlı bir armağan olmuştur.

Bu gelişmenin, iki ülke halkları arasındaki etkileşimi daha da artıracağına ve iki ülke arasındaki köklü dostluğu derinleştireceğine yürekten inanıyoruz. Bu çerçevede, Uygur Türklerinin iki ülke arasında bir köprü vazifesi üstlenmesini özellikle arzu ediyoruz.

2001 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ukrayna’dan satın aldığı uçak gemisinin Türkiye Boğazları’ndan geçişi sırasında, iki ülke arasında gerçekleştirilen ziyaretler çerçevesinde 1 milyon turist hedefi dile getirilmişti. O tarihten bugüne gelindiğinde, Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerin her alanda büyük ilerleme kaydettiği açıkça görülmektedir.

Türkiye, Çin ile ticari ilişkilerinde başta mermer, krom ve diğer madenler olmak üzere önemli bir hammadde potansiyeline sahiptir. Bunun yanı sıra, turizm alanında da bugüne kadar ciddi bir potansiyel taşımaktadır. Bu potansiyelin gelişmesinde önemli rol oynayan, iyi eğitimli, Çince bilen ve Türkiye’de ikamet eden Uygur Türkleri, adeta görünmeyen kahramanlar olarak büyük katkılar sunmaktadır. Bu vesileyle, Uygur Türklerine ve özellikle gençlerimize teşekkür etmek gerekir.

Söz konusu gençlerimiz, yalnızca mermer ve turizm alanlarında değil; aynı zamanda Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye’de gerçekleştirdiği birçok önemli yatırımda aktif rol almış ve almaya devam etmektedir. Bugün ve gelecekte, Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerde en önemli rolü oynayan ve iki ülke arasında köprü oluşturan temel unsurun Uygur Türkleri olduğuna inanıyoruz.

Günümüzde yıllık 600.000’e yaklaşan Çinli turist sayısının, Bakanlığımızın aldığı bu kararla birlikte 1 milyonun üzerine çıkması mümkündür. Bu süreçte, Türkiye’de Çince altyapıyı sağlayan Uygur Türkleri de bu gelişmeden olumlu yönde etkilenecektir.

Türkiye’nin gelecekte yalnızca turizm ve madencilikte değil; Çin’den gelecek üretim ve sanayi yatırımlarında da öncü bir rol üstleneceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda, ilgili bakanlıklarımızın, ülkemizdeki potansiyeli yüksek, dinamik, özgür düşünceli gençleri ve iş insanlarını doğru yönlendirmeye ve desteklemeye ihtiyaç duyacağı açıktır.

Geçmişte, 2013 yılında Pekin Büyükelçiliği ile yapılan istişareler neticesinde elektronik vize uygulamasına geçilmiştir. Bu uygulamanın amacı; Schengen vizesine sahip, dünyanın birçok ülkesini ziyaret eden Çinli turistlerin Türkiye üzerinden transit geçişini kolaylaştırmak, konaklama sürelerini uzatmak ve Türkiye’ye gelen Çinli turist sayısını artırmaktı. Bu sayede, söz konusu dönemde turist sayısında yaklaşık %35’lik bir artış sağlanmıştır.

Ayrıca, Orta Koridor Projesi’nin hayata geçirilmesi ve Çin ile Türkiye arasında karşılıklı haftalık 55 uçuş seferine ulaşılması, iki ülke arasındaki ilişkilerde atılan son derece değerli adımlardır. Çinli turistlerin destinasyonlarının İstanbul’da yoğunlaşmasının yanı sıra, Antalya ve Dalaman gibi turistik bölgelere yönelik destinasyon kapasitesinin artırılması halinde çok daha büyük sonuçlar elde edilebileceğine inanıyoruz.

2025 yılının son gününde Sayın Bakanımızın verdiği bu müjde hepimizi sevindirmiştir. Elbette ki, Türk vatandaşlarının da Çin Halk Cumhuriyeti’ne daha rahat seyahat edebilmesi, Çin’in Uygur ve diğer Müslüman azınlık bölgelerinden iç kesimlere ulaşımın kolaylaştırılması ve Türkiye’den Çin’e ihraç edilebilecek ürün çeşitliliğinin artırılması açısından vize kolaylıklarının karşılıklı olarak sağlanmasını bekliyoruz.

Sayın Çin Büyükelçisi Jiang Xuebin ekselans ’in açıklamalarından duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim. Sayın Büyükelçinin çabalarıyla, Türk vatandaşlarının Çin’e yönelik vize süreçlerinin de kolaylaştırılacağına inanıyorum. bundan sonraki görevlerinde başarılar diliyorum.

Son olarak, iki ülke arasında Uygur Türklerinin dostluk meyvesi olmasını, Avrasya Koridoru üzerinden Türkiye’ye uzanan kültürel, ekonomik ve siyasi iş birliğinin birlik ve beraberlik içinde büyümesini temenni ediyor, kamuoyuna saygılarımla arz ediyorum.

Sabir Boğda
Uygur Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı”

Boğda’nın açıklaması, Türkiye–Çin ilişkilerinde atılan adımların sahaya ve toplumsal etkileşime yansımaları açısından dikkat çekici bir çerçeve sunarken; vize muafiyeti kararının önümüzdeki dönemde turizmden yatırıma kadar birçok alanda somut sonuçlar doğurması bekleniyor.

Önceki Haber İnfazda “af gibi” yeni düzenleme iddiası: 50 bin hükümlü için tahliye yolu açılabilir
Sonraki Haber Arnavutköy’de korku dolu anlar: 14 yaşındaki çocuk marketi kurşunladı
Benzer Haberler
Rastgele Oku