Dr. Emine Akın
Köşe Yazarı
Dr. Emine Akın
 

Bağırsak sağlığı tüm vücut sağlığını etkiler

Vücudu bir bütün olarak ele almak, birbirini çok yakından  ve ciddi derecede etkileyen sistemlerin ve organların sağlığını birlikte değerlendirmek elbette çok önemlidir. Modern batı tıbbının parçalı sağlık anlayışında, sadece belirti ve şikayetlere odaklanarak bütün mesele bu şikayetlerden ibaretmiş gibi bir yaklaşım çok da gerçekçi çözümler sunmuyor maalesef. Ancak hastalanmadan  ya da hastalık belirtileri ortaya çıkmadan vücudumuzun geneli, organlarımızın ve sistemlerin sağlığı için nelere dikkat etmemiz gerektiği konusunda organlara ayrı ayrı gereken  önemi vermek tabii ki gereklidir. İşte bu yazımızda kalp sağlığı, damar sağlığı terimleri kadar çok duymasanız da biraz daha belirgin söylenen ‘’Bağırsak Sağlığı’’ konusundan bahsedeceğiz. Aslına bakarsanız  tıbbın kurucusu olan Hipokrat, insan vücudunu bütüncül bir yaklaşımla  değerlendirmiş ve  tıbbın temellerini oluştururken, hastayı daima bir bütün olarak ele almanın önemine dikkat çekmiştir. Hastanın vücut yapısı, organlarının  durumu, beslenmesi, yaşı, yaşadığı çevre, bulunduğu iklim, yaşam tarzı ve yaşam alışkanlıkları ile psikolojik durumunu bütünüyle değerlendirerek hastalıktan daha ziyade hastayı anlamaya ve analiz etmeye çalışmıştır. Günümüzde ise modern tıbbın insan vücuduna parça ve bölgesel bakışıyla ilgili olarak bağırsaklar, sadece hasta şikayetlerine konu olduğunda dikkat çeken, bunun dışında pek de üzerinde durulmayan organlardandır. İnsan vücudunda bütün organ ve sistemlerin birbirleriyle çok özel bağlantıları vardır. Bu sebeple bir organda meydana gelen değişimler veya fonksiyon bozuklukları mutlaka diğer organ ve sistemleri de etkiler. Buradan baktığımızda örneğin baş ağrısı çeken veya migren atakları geçiren ve bu konuda bir türlü şifaya kavuşamayan kişilerde vücudu bütüncül bir yaklaşımla değerlendirip, özellikle bağırsakların durumu ve çalışmasına odaklanmakta önemli faydalar vardır. Günümüzde artık Hipokrat’ın  ve  büyük tıp alimi İbn-i Sina’nın bakış açısına uygun bir anlayışla holistik yani bütüncül tıp anlayışı gelişmektedir. Bu anlayışla sadece şikayete konu olan organlar değil, bütün vücut ve hastanın yaşam tarzı da gözden geçirip değerlendirilir. Vücut iç ortamının durumunu gösteren birtakım testler (Hemobiyografik Kan Analizi  ve birtakım yardımcı analizler gibi) yapılarak elde edilen bulgularla vücudun bütününde iyileştirici etkileri olan uygulamalar yapılır. Bu şekilde vücudun kendini iyileştirme potansiyeli tekrar ortaya çıkarılır ve problemlerin kökenine yönelik uygulamalar (www.emineakin.com) yapılmış olur. Şikayetleri oluşturan etkenler ortadan kaldırıldığı için şikayetler tekrarlamaz ve hatta bunlara bağlı başka şikayetler de ortadan kalkar, sağlık durumu önemli derecede iyileşir.
Ekleme Tarihi: 19 Eylül 2021 - Pazar

Bağırsak sağlığı tüm vücut sağlığını etkiler

Vücudu bir bütün olarak ele almak, birbirini çok yakından  ve ciddi derecede etkileyen sistemlerin ve organların sağlığını birlikte değerlendirmek elbette çok önemlidir. Modern batı tıbbının parçalı sağlık anlayışında, sadece belirti ve şikayetlere odaklanarak bütün mesele bu şikayetlerden ibaretmiş gibi bir yaklaşım çok da gerçekçi çözümler sunmuyor maalesef. Ancak hastalanmadan  ya da hastalık belirtileri ortaya çıkmadan vücudumuzun geneli, organlarımızın ve sistemlerin sağlığı için nelere dikkat etmemiz gerektiği konusunda organlara ayrı ayrı gereken  önemi vermek tabii ki gereklidir.

İşte bu yazımızda kalp sağlığı, damar sağlığı terimleri kadar çok duymasanız da biraz daha belirgin söylenen ‘’Bağırsak Sağlığı’’ konusundan bahsedeceğiz.

Aslına bakarsanız  tıbbın kurucusu olan Hipokrat, insan vücudunu bütüncül bir yaklaşımla  değerlendirmiş ve  tıbbın temellerini oluştururken, hastayı daima bir bütün olarak ele almanın önemine dikkat çekmiştir. Hastanın vücut yapısı, organlarının  durumu, beslenmesi, yaşı, yaşadığı çevre, bulunduğu iklim, yaşam tarzı ve yaşam alışkanlıkları ile psikolojik durumunu bütünüyle değerlendirerek hastalıktan daha ziyade hastayı anlamaya ve analiz etmeye çalışmıştır. Günümüzde ise modern tıbbın insan vücuduna parça ve bölgesel bakışıyla ilgili olarak bağırsaklar, sadece hasta şikayetlerine konu olduğunda dikkat çeken, bunun dışında pek de üzerinde durulmayan organlardandır.

İnsan vücudunda bütün organ ve sistemlerin birbirleriyle çok özel bağlantıları vardır. Bu sebeple bir organda meydana gelen değişimler veya fonksiyon bozuklukları mutlaka diğer organ ve sistemleri de etkiler. Buradan baktığımızda örneğin baş ağrısı çeken veya migren atakları geçiren ve bu konuda bir türlü şifaya kavuşamayan kişilerde vücudu bütüncül bir yaklaşımla değerlendirip, özellikle bağırsakların durumu ve çalışmasına odaklanmakta önemli faydalar vardır.

Günümüzde artık Hipokrat’ın  ve  büyük tıp alimi İbn-i Sina’nın bakış açısına uygun bir anlayışla holistik yani bütüncül tıp anlayışı gelişmektedir. Bu anlayışla sadece şikayete konu olan organlar değil, bütün vücut ve hastanın yaşam tarzı da gözden geçirip değerlendirilir. Vücut iç ortamının durumunu gösteren birtakım testler (Hemobiyografik Kan Analizi  ve birtakım yardımcı analizler gibi) yapılarak elde edilen bulgularla vücudun bütününde iyileştirici etkileri olan uygulamalar yapılır. Bu şekilde vücudun kendini iyileştirme potansiyeli tekrar ortaya çıkarılır ve problemlerin kökenine yönelik uygulamalar (www.emineakin.com) yapılmış olur. Şikayetleri oluşturan etkenler ortadan kaldırıldığı için şikayetler tekrarlamaz ve hatta bunlara bağlı başka şikayetler de ortadan kalkar, sağlık durumu önemli derecede iyileşir.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.