Yaşam Haber Girişi: 30.08.2021 - 14:47, Güncelleme: 30.08.2021 - 14:47

Yanan ormanlar yeniden yeşeriyor

 

Yanan ormanlar yeniden yeşeriyor

2021'in temmuz ve ağustos ayı orman yangınlarıyla hatırlanacak. Hem Türkiye hem de dünya genelinde yaşanan yangınlar birçok canlıyı evinden etti, biyolojik çeşitliliğe zarar verdi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen doğa kendini onarmaya başladı.
angınların ve sonuçlarının oluşturduğu karamsar düşünceleri bir kenara koyarsak, geçtiğimiz hafta Marmaris’ten gelen fotoğraflar herkes için ‘umut’ olacak nitelikteydi. Yanan ormanlık alanlarda doğa yeniden yeşermeye başlamıştı. Biz de o fotoğrafları çeken ve bölgede uzun yıllardır yaban hayatı üzerine araştırmalar yapan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Yasin İlemin ile konuştuk. Ekolojik iyileşme başta olmak üzere yangın öncesi ve sonrası bölgedeki farklılıkları ve yaban hayatının nasıl etkilendiğini sorduğumuz İlemin izlenimlerini TRT Haber’e aktardı. Yangın bölgesinde ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz ve ilk olarak ne zaman başladınız? Yangın bölgesini de içine alan Güneybatı Anadolu'da (Aydın, Muğla, Deniz ve Antalya gibi illerimizde) 2006 yılından bu yana araştırmalarımı sürdürüyorum. Özellikle yaban hayatı ve bölgedeki ormanların ekolojisi üzerine odaklanıyorum. Büyük memeli canlı türleri ve esas olarak ülkemizin en değerli ve nadir canlılarından olan Karakulak (Caracal caracal) üzerine araştırmalar yürütüyorum. Başta Karakulak üzerine yoğunlaşan araştırmalarım bu bölgenin biyolojik çeşitliliğini anlamak, karşılaştığı insan etmenli tehlikeleri ortaya çıkarmak ve bunları en aza indirgemek için neler yapılmalı üzerine odaklanıyor. Bunları yetkili kurumlara iletiyorum. Bölgeyi yakından tanıyan biri olarak yangın öncesi ve sonrasında doğal yaşamda ne gibi farklar gördünüz? Üstünde araştırmalar yaptığım yaban hayatı üzerinden gidersek, özellikle Marmaris yangını öncesinde bölgede çok önemli bir tür yaşıyordu. Bu canlı yaban kedisi (Felis silvestris)... Marmaris yangınında yaşadığı bütün orman yandı. Yaban kedileri nispeten daha nemli ormanları tercih eder Karadeniz'de olduğu gibi. Ancak Akdeniz kızılçam ormanları için bu yüksek nem söz konusu değildir. Belli yerler hariç. Bunlardan biri de Marmaris'te yanan bölgeydi. Buradaki kızılçamlar epey yaşlıydı ve alanın topografik yapısı da bölgenin nemli olmasını sağlıyor. Bu yangınla tüm bu habitat dolayısıyla yaban kedilerinin evi yok oldu. Yaban kedileri yangından kaçarak çevrede kendisi için çok uygun olmayan daha kurak alanlara gitti. Burada ciddi bir stres altında bulunuyorlar. Bunu atlatamayan belki de yarısına yakını birkaç ay içinde ölecek. Yangınlardan sonra kendini en hızlı toparlayan canlılar kızılçamlar” Bölge bitki örtüsünün ve ormanlarının temelini oluşturan kızılçam ağacı esasen milyonlarca yıldır bölgede doğal yangınlara karşı bir adaptasyon geliştirmiş. Yangınlardan sonra kendini en hızlı toparlayan canlılar bölgenin bitki örtüsü olan kızılçamlar. Kalın kozalakları için tohumlarını yangından korumuş yine gövdesindeki kalın kabuklar ile kendini yangından koruyacak bir form geliştirmiş. Yangın sonrasındaki ilk yağmurlar ile de toprak içindeki tohumlarını hemen çimlendirecek kapasitede bir ağaç kızılçam. Hem de tüm bunlar kendiliğinden doğal bir süreçte ilerleyebiliyor. Ancak bu son yangınlarda çok büyük alanlar kütlesel olarak yandı. Bu kitlesel yok oluş kızılçamın kendini yenileme kapasitesinin çok üstünde. Ve küresel iklim değişikliğine bağlı olarak bu yangınlar her yıl daha çok artacak. Bu yıl sadece Sibirya'da 18 milyon hektar alan yandı. Bu devasa bir karbon salımı. Buna bağlı olarak bir sonraki yaz daha sıcak olacak, özellikle bizim dâhil olduğumuz Akdeniz kuşağındaki yangınlar daha da artacak. Bu bir zincir şeklinde domino etkisi ile her yıl daha da artacak. İşte böylesine büyük alanların yanması sonucu en büyük zararı yaban hayatı görüyor. Çünkü yaban hayatı habitatı olan yetişmiş kızılçam ormanları ve maki ormanları yok oluyor. Bu durumda yaban hayatı insan için bir açık hedef haline geliyor. Doğada ve yerleşim yerlerinin yakınlarında insanlar ile karşılaşma sıkılıkları artıyor. Yangınlardan hangi canlı türleri nasıl etkilendi? Bu yangınlar Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangını. Yanan bölgenin çoğu ‘basralı’. Arıların çam balı yapabileceği alanlar. Basra, çam pamuklu koşnili adında bir böcek tarafından salgılanıyor. Arılar bu salgıyı kullanarak çam balı yapıyorlar. Basra Türkiye'de her kızılçam ormanında olmuyor, en fazla olduğu yer Marmaris ormanlarıydı. Basralı alanların yanmış olması dünya çam balının yüzde 92'sini üreten ülkemiz için büyük bir kayıp telafisi için en az 30 yıl gerekiyor. Birçok uçamayan böcek türü yandı. Yanan alanlarda yangının hasar bırakmadığı yerler belli bir derinlikteki toprak altı ve burada yaşayan/sığınabilen canlılar. Bölgede Marmaris semenderi var. Yangının çok şiddetli olduğu yerlerde birçoğu ölmüş olabilir. Yine toprak altına hemen giremeyen/ saklanamayan sürüngen türlerinden kara kaplumbağalarında çok fazla ölüm var. Diğer sürüngen türleri toprak altında belli bir derinlikte kendini koruyabiliyor.      
2021'in temmuz ve ağustos ayı orman yangınlarıyla hatırlanacak. Hem Türkiye hem de dünya genelinde yaşanan yangınlar birçok canlıyı evinden etti, biyolojik çeşitliliğe zarar verdi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen doğa kendini onarmaya başladı.

angınların ve sonuçlarının oluşturduğu karamsar düşünceleri bir kenara koyarsak, geçtiğimiz hafta Marmaris’ten gelen fotoğraflar herkes için ‘umut’ olacak nitelikteydi. Yanan ormanlık alanlarda doğa yeniden yeşermeye başlamıştı.

Biz de o fotoğrafları çeken ve bölgede uzun yıllardır yaban hayatı üzerine araştırmalar yapan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Yasin İlemin ile konuştuk. Ekolojik iyileşme başta olmak üzere yangın öncesi ve sonrası bölgedeki farklılıkları ve yaban hayatının nasıl etkilendiğini sorduğumuz İlemin izlenimlerini TRT Haber’e aktardı.

Yangın bölgesinde ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz ve ilk olarak ne zaman başladınız?

Yangın bölgesini de içine alan Güneybatı Anadolu'da (Aydın, Muğla, Deniz ve Antalya gibi illerimizde) 2006 yılından bu yana araştırmalarımı sürdürüyorum. Özellikle yaban hayatı ve bölgedeki ormanların ekolojisi üzerine odaklanıyorum. Büyük memeli canlı türleri ve esas olarak ülkemizin en değerli ve nadir canlılarından olan Karakulak (Caracal caracal) üzerine araştırmalar yürütüyorum. Başta Karakulak üzerine yoğunlaşan araştırmalarım bu bölgenin biyolojik çeşitliliğini anlamak, karşılaştığı insan etmenli tehlikeleri ortaya çıkarmak ve bunları en aza indirgemek için neler yapılmalı üzerine odaklanıyor. Bunları yetkili kurumlara iletiyorum.

Bölgeyi yakından tanıyan biri olarak yangın öncesi ve sonrasında doğal yaşamda ne gibi farklar gördünüz?

Üstünde araştırmalar yaptığım yaban hayatı üzerinden gidersek, özellikle Marmaris yangını öncesinde bölgede çok önemli bir tür yaşıyordu. Bu canlı yaban kedisi (Felis silvestris)... Marmaris yangınında yaşadığı bütün orman yandı. Yaban kedileri nispeten daha nemli ormanları tercih eder Karadeniz'de olduğu gibi. Ancak Akdeniz kızılçam ormanları için bu yüksek nem söz konusu değildir. Belli yerler hariç. Bunlardan biri de Marmaris'te yanan bölgeydi. Buradaki kızılçamlar epey yaşlıydı ve alanın topografik yapısı da bölgenin nemli olmasını sağlıyor. Bu yangınla tüm bu habitat dolayısıyla yaban kedilerinin evi yok oldu. Yaban kedileri yangından kaçarak çevrede kendisi için çok uygun olmayan daha kurak alanlara gitti. Burada ciddi bir stres altında bulunuyorlar. Bunu atlatamayan belki de yarısına yakını birkaç ay içinde ölecek.

Yangınlardan sonra kendini en hızlı toparlayan canlılar kızılçamlar”

Bölge bitki örtüsünün ve ormanlarının temelini oluşturan kızılçam ağacı esasen milyonlarca yıldır bölgede doğal yangınlara karşı bir adaptasyon geliştirmiş. Yangınlardan sonra kendini en hızlı toparlayan canlılar bölgenin bitki örtüsü olan kızılçamlar. Kalın kozalakları için tohumlarını yangından korumuş yine gövdesindeki kalın kabuklar ile kendini yangından koruyacak bir form geliştirmiş. Yangın sonrasındaki ilk yağmurlar ile de toprak içindeki tohumlarını hemen çimlendirecek kapasitede bir ağaç kızılçam. Hem de tüm bunlar kendiliğinden doğal bir süreçte ilerleyebiliyor. Ancak bu son yangınlarda çok büyük alanlar kütlesel olarak yandı. Bu kitlesel yok oluş kızılçamın kendini yenileme kapasitesinin çok üstünde. Ve küresel iklim değişikliğine bağlı olarak bu yangınlar her yıl daha çok artacak. Bu yıl sadece Sibirya'da 18 milyon hektar alan yandı. Bu devasa bir karbon salımı. Buna bağlı olarak bir sonraki yaz daha sıcak olacak, özellikle bizim dâhil olduğumuz Akdeniz kuşağındaki yangınlar daha da artacak. Bu bir zincir şeklinde domino etkisi ile her yıl daha da artacak. İşte böylesine büyük alanların yanması sonucu en büyük zararı yaban hayatı görüyor. Çünkü yaban hayatı habitatı olan yetişmiş kızılçam ormanları ve maki ormanları yok oluyor. Bu durumda yaban hayatı insan için bir açık hedef haline geliyor. Doğada ve yerleşim yerlerinin yakınlarında insanlar ile karşılaşma sıkılıkları artıyor.

Yangınlardan hangi canlı türleri nasıl etkilendi?

Bu yangınlar Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangını. Yanan bölgenin çoğu ‘basralı’. Arıların çam balı yapabileceği alanlar. Basra, çam pamuklu koşnili adında bir böcek tarafından salgılanıyor. Arılar bu salgıyı kullanarak çam balı yapıyorlar. Basra Türkiye'de her kızılçam ormanında olmuyor, en fazla olduğu yer Marmaris ormanlarıydı. Basralı alanların yanmış olması dünya çam balının yüzde 92'sini üreten ülkemiz için büyük bir kayıp telafisi için en az 30 yıl gerekiyor. Birçok uçamayan böcek türü yandı. Yanan alanlarda yangının hasar bırakmadığı yerler belli bir derinlikteki toprak altı ve burada yaşayan/sığınabilen canlılar. Bölgede Marmaris semenderi var. Yangının çok şiddetli olduğu yerlerde birçoğu ölmüş olabilir. Yine toprak altına hemen giremeyen/ saklanamayan sürüngen türlerinden kara kaplumbağalarında çok fazla ölüm var. Diğer sürüngen türleri toprak altında belli bir derinlikte kendini koruyabiliyor.

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.