Spor Haber Girişi: 11.07.2021 - 09:37, Güncelleme: 11.07.2021 - 09:42

Kulüpler Birliği ile TFF arasındaki krizin detayları: TFF'yi devirme hareketi mi, hak arayışı mı?

 

Kulüpler Birliği ile TFF arasındaki krizin detayları: TFF'yi devirme hareketi mi, hak arayışı mı?

Mehmet Arslan yazdı... TFF ve Kulüpler Birliği Vakfı birbirlerine ‘hodri meydan’ dedi. Kulüpler Birliği Vakfı ile Türkiye Futbol Federasyonu yönetim kurulu arasındaki sorunların perde arkası...
TFF: "Bazı kulüp başkanlarının önderliğinde, ki buna büyükler de dahil, TFF’yi devirme hareketi başlatıldı. Kulüpler: Nihat Özdemir’le sorunumuz yok. Ancak kulüpler dışarıda bırakılarak Türk futbolu yönetilmez. Türk futbolu derin bir krizin eşiğinde. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile Kulüpler Birliği Vakfı karşı karşıya gelmiş durumda... Bu krizin ilk işaret fişeği geçtiğimiz gün Kulüpler Birliği’nin yaptığı yazılı açıklamayla geldi. Kulüpler, istekleri yerine getirilmediği takdirde maçlara çıkmama tehdidini savurdu. Buna karşılık TFF şu ana kadar hiçbir açıklama yapmadı ama kriz, daha da açık söylemiyle savaş alttan alta devam ediyor. Bu derin krizin her iki tarafıyla da konuştum. İsimlerinin yayınlanmaması ricasıyla tüm olan biteni kendileri açısından anlattılar. Ben bu anlatımlar eşliğinde tabloyu ortaya koyuyorum ve geri çekiliyorum. Yorum sizin..." 1- BAZI BAŞKANLAR O AÇIKLAMAYI ‘RUTİN EVRAK’ DİYE İMZALADI Önce TFF tarafıyla başlayalım ve sözü hiç eveleyip gevelemeden ifade edelim... Birkaç kulüp başkanının önderliğinde, ki bunlara büyük kulüplerimiz de dahil, TFF’yi devirme hareketi başlatıldığına inanıyor federasyon tarafı. Bunun en büyük delili olarak da Kulüpler Birliği’nin yaptığı son toplantıyı örnek gösteriyorlar. İşte anlattıkları: TFF’Yİ HEDEF ALAN BİLDİRİ Kulüpler Birliği’nin geçtiğimiz hafta içindeki olağan toplantısında başkan seçimi yapılacaktı. Bunun için her üyenin hazır bulunduğuna dair bir tutanak dolaştırıldı. Bu tutanağı pek çok kulüp başkanı imzaladı. Tutanaklar arasında TFF’yi hedef alan bir açıklama metni de vardı. Kulüp başkanları ‘rutin bir evrak’ diyerek bu metni de imzaladı.  ‘NE İMZASI?’ İmzalar atılıp başkanlık seçimi sona erdikten sonra Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ahmet Nur Çebi, “Arkadaşlar imzaladınız ama TFF için yapacağımız açıklama metnini bir defa daha okuyayım” dedi. Bazı kulüp başkanları, “Ne imzası? Biz bir açıklamaya imza atmadık” çıkışını yaptı. Çebi de, hazirun cetvelinde açıklama metninin yer aldığını ve bu metni başkanların imzaladığını söyledi. Göksel Gümüşdağ başta olmak üzere bazı başkanlar itiraz etti. KOÇ: BEN OKUYUP İMZALADIM SİZ NEDEN OKUMADINIZ? Sözü Fenerbahçe Başkanı Ali Koç aldı: “Arkadaşlar okusaydınız! Neden okumadınız? Ben okudum ve imzaladım.” Galatasaray Başkanı Burak Elmas da, bildiri eğer açıklanmazsa Galatasaray olarak Kulüpler Birliği’nden ayrılacaklarını söylüyor. Koç’un ardından Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ söz aldı ve bildiriyi kendisinin imzalamadığını, bu haliyle de imzalamayacağını söyledi. TFF, bir oldu bittiye getirilerek tüm başkanlara bu metnin imzalatılmaya çalışıldığını, bu örneğin bile TFF’yi görevden uzaklaştırmak için atılmış bir adım olduğuna inanıyor. 2- İLK YAZILAN METİNDE 9 MADDE VARDI Devam edelim... TFF’deki aynı kaynaklar, Kulüpler Birliği toplantısından bir gün önce, bir kulüp yöneticisinin evinde Ali Koç, Burak Elmas ve Süleyman Hurma’nın bir araya geldiğini ve bu metnin hazırlandığını ifade ediyorlar. Göksel Gümüşdağ’ın bu çıkışından sonra devre Kulüpler Birliği Sekreteri giriyor ve tüm başkanlardan özür diliyor:  “Benim açıklama yapmam lazımdı. Özür dilerim suç benim.” Bu kez yeni bir açıklama kaleme alınıyor. Mevcut açıklamadan daha farklı ve birtakım maddelerin çıkarıldığı yeni bir açıklama. Peki ilk açıklamada ne vardı?  TFF, aldığı kararlar ile en başarısız ve kötü bir dönem geçirmemizi sağlamıştır. Alınan vergi kararlarına gerekli ve sert tepki vermemiştir. Büyük gelirler doğrudan federasyona değil, kulüplere dağıtılmalı.  Merkez Hakem Komitesi liyakat sahibi insanlar tarafından yönetilmeli. Yabancı oyuncu kararı gözden geçirilmeli ve alınan karardan dönülmeli. Türkiye Futbol Federasyonu kurulları gözden geçirilmeli. Harcama limitleri bizleri sıkıntıya sokuyor, değiştirilmeli. ‘Devletin iradesi bu şekildedir’ gibi söylemlerle bizler yanlış yönlendiriliyoruz, bunu kabul etmiyoruz. Yayıncı kuruluş ile ödeme ve yeni sözleşme konusu çözüme kavuşturulmalı. Yukarıdaki hususlar çözülmediği takdirde genel kurul toplantısına katılmama kararı ve müsabakalara çıkmama kararı alacağız. 3- İKİNCİ METİN DÖRT MADDEYE İNDİRİLDİ Bu açıklama metni yeniden gözden geçiriliyor ve aşağıdaki 4 maddeye indiriliyor: Türkiye Futbol Federasyonu ile yayıncı kuruluş arasındaki ciddiyetten uzak ilişkilerden ötürü sözleşmenin sürekli tadil edilerek kulüplerimizin her sene finansal zarar görmesi, Merkez Hakem Kurulu, Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurullarının atama ve işleyişleri, Yabancı oyuncu sayısındaki kulüplerimizin taleplerinin göz ardı edilmesi,  Kulüp Lisans Talimatı kriterlerinin ülkemiz gerçekleri dışında kalması... TFF, Ali Koç, Burak Elmas, Süleyman Hurma, Ahmet Nur Çebi ve Fatih Saraç’ın bir ‘oldu bitti’ ile Kulüpler Birliği’nden böyle bir metin geçirmek istediğine inanıyor. Kanıt olarak da yukarıda verdiğim örnekleri sıralıyorlar. BEŞİKTAŞ, YAPTIĞI TRANSFERLERİ NEDEN AÇIKLAMIYOR? Beşiktaş, anlaştığı teknik direktör ve futbolcularla neden sözleşme imzalayamıyor biliyor musunuz Mehmet Bey? Neden? Çünkü Beşiktaş şu anda bu imzayı atarsa limit aşımına giriyor. 4- ÇEBİ, BİLDİRİYİ HERKESE OKUDU Şimdi gelelim madalyonun öteki yüzüne... Yani bu bildiriye taraf olan ve imza atan, hazırlayan başkanlarda. Onlarla da konuştum. Öncelikle ifade edelim, Süleyman Hurma, Ali Koç, Fatih Saraç, Ahmet Nur Çebi ve Burak Elmas, Kulüpler Birliği toplantısından bir gün önce bir araya gelmiş. Bildiri o gün mü kaleme alındı? Hayır, asla. Rutin, sıradan bir görüşmeydi. Zaten İstanbul kulüpleri olarak zaman zaman hep bir araya geliyoruz. Bildiri ne zaman hazırlandı? Toplantıdan hemen önce kaleme alındı. Öyle bir gün önceden hazırlanmış falan da değil.  Ama bazı başkanların haberi bile yokmuş... Mehmet Bey, Başkan Ahmet Nur Çebi metni eline aldı ve okudu. Eğer öyle bir baskın imza hareketi olsa böyle mi olur Allah aşkına! 5- TFF BİZE DANIŞMADAN SÖZLEŞMEYE MADDE KOYMUŞ  Kulüpler Birliği tarafı ile konuşmamız böyle başladı. Konuşma ilerledikçe hissettim ki, iki taraf arasında çok derin bir güven bunalımı var. Kulüpler ne istiyor?.. “500 milyon dolar diye başladığımız yayın ihalesinin yıllık bedeli 230 milyon dolara düştü. Niye bu kadar taviz veriliyor yayıncı kuruluşa? Haberimiz bile yok. Pandemi dolayısıyla yayıncıya indirim yapıldı. Birinci yıl yapıldı, ikinci yıl yapıldı, şimdi de üçüncü yıl için indirim istiyor. Neye dayanarak istiyor biliyor musunuz? TFF bize danışmadan, sormadan bir madde koymuş sözleşmeye. Adalet mi bu? Yayıncı geçen yıl 2 milyar 630 milyon TL ödeyecekti. Devlet, Spor Toto’dan 300 milyon TL aktardı. Yani yayıncı esasen bize 2 milyon 330 milyon TL ödedi. Hâlâ daha indirim isteniyor. Ve TFF bize bu teklifle geliyor.Yazık değil mi? Bu sözleşmenin 230 milyon dolara düşeceğini bilse belki 3 yayıncı daha girecekti ihaleye, onlara haksızlık değil mi? 6- SERDAR TATLI’YA DEĞİL SİSTEMİNE KARŞIYIZ Konuştuğum kulüp başkanına Merkez Hakem Kurulu Başkanı Serdar Tatlı ile ilgili de soru sordum: Serdar Tatlı’nın istifasını istediniz mi? Hayır. Serdar Tatlı’nın dürüst güvenilir bir insan olduğundan kimsenin şüphesi yok. Ama biz bu sisteme karşıyız. Neden bütün hakemleri 2 kişi tayin ediyor? İstiyoruz ki, bir kurul oluşsun, Süper Lig’deki 2-3 önemli maçı yine 2 kişi atasın ama Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig var. 2 kişi bütün hakemleri atar mı? Bunları TFF ile konuştunuz mu? Hep konuşuyoruz ama gelişme yok. Futbol, spor sektörünü ayakta tutuyor. Ama pandemi süresince TFF Covid testi için bile destek olmadı kulüplere. Pandemi süresince hiçbir ekonomik katkı alamadık. Diğer tüm spor branşları Covid testi için bakanlıktan destek aldı ama biz alamadık. 2-3 milyon TL test parası ödedi kulüpler. Duyuramıyoruz sesimizi. Ama ilk defa Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor kulüpleri bir araya geldi. “Sahada kıran kırana mücadele ederiz ama ortak sorunlarımız için bir aradayız” dediler. 7- 'HALLEDERİZ’ DEDİLER HABER BİLE VERMEDİLER Kulüp başkanı, ben sormadan devam etti:  Yabancı oyuncu konusu. Oturduk, konuştuk, rica ettik; ‘Pandemi ve sözleşmeler devam ediyor, bir sene daha kısıtlamaya gitmeyelim’ diye. ‘Hallederiz’ dediler. Ama bize haber bile vermeden açıkladılar kısıtlama kararını. Nezaketen de olsa bizi aramadılar. Spor Yasası... Kulüp başkanlarına hapis cezasına varacak kadar ceza öngörülüyor. Endişelerimizi ifade ettiğimiz halde federasyonumuz bu konuda bir adım bile atmıyor. Nihat Özdemir bey değil sorunumuz. Bunun altını çiziyoruz özellikle. Ama bu sistemle, kulüpleri dışarıda bırakarak Türk futbolu yönetilmez. Aslında daha pek çok konuyu dile getirdi muhatabım. Ama bunları yazmam için bir yazı dizisine ihtiyacım olacaktı. Son bir soru ile görüşmeyi tamamladım: Mali genel kurula gidecek misiniz? Bu soruyu duymazdan gelmek istiyorum. BURAK ELMAS: FUTBOLUN GERÇEK PATRONU KULÜPLERDİR Sayın başkan, ‘Bu bildiri imzalanmazsa Kulüpler Birliği’ne gelmem’ dediğiniz söyleniyor? Ben o toplantıda Türk futbolunun uzun süredir çözülememiş 5-6 sorunun olduğunu bu sorunların halledilmesinin mecburiyet olduğunu söyledim. ‘Bu 5-6 sorunu bildiriye yazalım, bunlar çözülmez ise maça çıkmama dahil tüm seçenekleri uygulamaya hazır olduğumuzu söyleyelim, ondan sonra altına üstüne istiyorsanız, ‘sevgiler’ yazın ben imzalarım’ dedim. Çünkü bizim şahıslarla problemiz yok. Temel sorunların çözümüne ihtiyacımız var. ‘Bu temel sorunların çözümüne katkı sağlamayacaksak, bunları dile getirmeyeceksek, burada toplanmanın anlamı yok’ dedim. ‘Eğer buradan bugün bu sorunlarla alakalı bir duruş çıkmaz ise bir daha buraya katılmayız çünkü Kulüpler Birliği’nin bir anlamı kalmaz’ dedim. Ayrıca TFF’nin bizim adımıza futbolu yönetmekle yükümlü olduğunu ve futbolun gerçek patronunun kulüpler olduğunu belirttim. ‘ELLERİNDEN ÖPERİM’ DİYEN KULÜP BAŞKANLARI! Kulüpler Birliği Vakfı, Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) karşı ‘birlik’ mesajı veriyor. Ama bazı kulüp başkanları, TFF Başkanı Nihat Özdemir’i telefonla ararken bile, “Ellerinden öperim başkanım” diye söze başlıyor. SONUÇ: ‘HODRİ MEYDAN’ TAVRIYLA BU KRİZ ÇÖZÜLMEZ Bu kriz, bu iletişim eksikliği ve ‘hodri meydan’ (iki taraf için de söylüyorum) tavrıyla çözülecek gibi değil. Kulüpler ve TFF bir masa etrafında oturmalı ve açıkça sorunlarını ortaya dökmeli. Nihat Özdemir eleştiriye de açık bir başkan. Ama tehdidin onda işe yarayacağını düşünmüyorum. Fenerbahçe ile yaşadığı krizde nasıl davrandığını ve kulüp üyeliğinden istifa ettiğini biliyoruz. İletişim yolları kapandığında kriz daha da büyüyecek. Bu, her iki taraf içinde olumlu sonuç vermeyecek. Kulüplerin de haklı olduğu pek çok nokta var. Ortak bir nokta bulunmadığı takdirde yeni sezon krizimiz şimdiden hayırlı olsun.
Mehmet Arslan yazdı... TFF ve Kulüpler Birliği Vakfı birbirlerine ‘hodri meydan’ dedi. Kulüpler Birliği Vakfı ile Türkiye Futbol Federasyonu yönetim kurulu arasındaki sorunların perde arkası...

TFF: "Bazı kulüp başkanlarının önderliğinde, ki buna büyükler de dahil, TFF’yi devirme hareketi başlatıldı.

Kulüpler: Nihat Özdemir’le sorunumuz yok. Ancak kulüpler dışarıda bırakılarak Türk futbolu yönetilmez.

Türk futbolu derin bir krizin eşiğinde. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile Kulüpler Birliği Vakfı karşı karşıya gelmiş durumda...

Bu krizin ilk işaret fişeği geçtiğimiz gün Kulüpler Birliği’nin yaptığı yazılı açıklamayla geldi. Kulüpler, istekleri yerine getirilmediği takdirde maçlara çıkmama tehdidini savurdu.

Buna karşılık TFF şu ana kadar hiçbir açıklama yapmadı ama kriz, daha da açık söylemiyle savaş alttan alta devam ediyor.

Bu derin krizin her iki tarafıyla da konuştum. İsimlerinin yayınlanmaması ricasıyla tüm olan biteni kendileri açısından anlattılar. Ben bu anlatımlar eşliğinde tabloyu ortaya koyuyorum ve geri çekiliyorum. Yorum sizin..."

1- BAZI BAŞKANLAR O AÇIKLAMAYI ‘RUTİN EVRAK’ DİYE İMZALADI

Önce TFF tarafıyla başlayalım ve sözü hiç eveleyip gevelemeden ifade edelim... Birkaç kulüp başkanının önderliğinde, ki bunlara büyük kulüplerimiz de dahil, TFF’yi devirme hareketi başlatıldığına inanıyor federasyon tarafı. Bunun en büyük delili olarak da Kulüpler Birliği’nin yaptığı son toplantıyı örnek gösteriyorlar. İşte anlattıkları:

TFF’Yİ HEDEF ALAN BİLDİRİ

Kulüpler Birliği’nin geçtiğimiz hafta içindeki olağan toplantısında başkan seçimi yapılacaktı. Bunun için her üyenin hazır bulunduğuna dair bir tutanak dolaştırıldı. Bu tutanağı pek çok kulüp başkanı imzaladı. Tutanaklar arasında TFF’yi hedef alan bir açıklama metni de vardı. Kulüp başkanları ‘rutin bir evrak’ diyerek bu metni de imzaladı. 

‘NE İMZASI?’

İmzalar atılıp başkanlık seçimi sona erdikten sonra Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ahmet Nur Çebi, “Arkadaşlar imzaladınız ama TFF için yapacağımız açıklama metnini bir defa daha okuyayım” dedi.

Bazı kulüp başkanları, “Ne imzası? Biz bir açıklamaya imza atmadık” çıkışını yaptı. Çebi de, hazirun cetvelinde açıklama metninin yer aldığını ve bu metni başkanların imzaladığını söyledi.

Göksel Gümüşdağ başta olmak üzere bazı başkanlar itiraz etti.

KOÇ: BEN OKUYUP İMZALADIM SİZ NEDEN OKUMADINIZ?

Sözü Fenerbahçe Başkanı Ali Koç aldı:

“Arkadaşlar okusaydınız! Neden okumadınız? Ben okudum ve imzaladım.”

Galatasaray Başkanı Burak Elmas da, bildiri eğer açıklanmazsa Galatasaray olarak Kulüpler Birliği’nden ayrılacaklarını söylüyor. Koç’un ardından Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ söz aldı ve bildiriyi kendisinin imzalamadığını, bu haliyle de imzalamayacağını söyledi.

TFF, bir oldu bittiye getirilerek tüm başkanlara bu metnin imzalatılmaya çalışıldığını, bu örneğin bile TFF’yi görevden uzaklaştırmak için atılmış bir adım olduğuna inanıyor.

2- İLK YAZILAN METİNDE 9 MADDE VARDI

Devam edelim... TFF’deki aynı kaynaklar, Kulüpler Birliği toplantısından bir gün önce, bir kulüp yöneticisinin evinde Ali Koç, Burak Elmas ve Süleyman Hurma’nın bir araya geldiğini ve bu metnin hazırlandığını ifade ediyorlar.

Göksel Gümüşdağ’ın bu çıkışından sonra devre Kulüpler Birliği Sekreteri giriyor ve tüm başkanlardan özür diliyor: 

“Benim açıklama yapmam lazımdı. Özür dilerim suç benim.”

Bu kez yeni bir açıklama kaleme alınıyor. Mevcut açıklamadan daha farklı ve birtakım maddelerin çıkarıldığı yeni bir açıklama.

Peki ilk açıklamada ne vardı? 

TFF, aldığı kararlar ile en başarısız ve kötü bir dönem geçirmemizi sağlamıştır.

Alınan vergi kararlarına gerekli ve sert tepki vermemiştir.

Büyük gelirler doğrudan federasyona değil, kulüplere dağıtılmalı. 

Merkez Hakem Komitesi liyakat sahibi insanlar tarafından yönetilmeli.

Yabancı oyuncu kararı gözden geçirilmeli ve alınan karardan dönülmeli.

Türkiye Futbol Federasyonu kurulları gözden geçirilmeli.

Harcama limitleri bizleri sıkıntıya sokuyor, değiştirilmeli.

‘Devletin iradesi bu şekildedir’ gibi söylemlerle bizler yanlış yönlendiriliyoruz, bunu kabul etmiyoruz.

Yayıncı kuruluş ile ödeme ve yeni sözleşme konusu çözüme kavuşturulmalı. Yukarıdaki hususlar çözülmediği takdirde genel kurul toplantısına katılmama kararı ve müsabakalara çıkmama kararı alacağız.

3- İKİNCİ METİN DÖRT MADDEYE İNDİRİLDİ

Bu açıklama metni yeniden gözden geçiriliyor ve aşağıdaki 4 maddeye indiriliyor:

Türkiye Futbol Federasyonu ile yayıncı kuruluş arasındaki ciddiyetten uzak ilişkilerden ötürü sözleşmenin sürekli tadil edilerek kulüplerimizin her sene finansal zarar görmesi,

Merkez Hakem Kurulu, Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurullarının atama ve işleyişleri,

Yabancı oyuncu sayısındaki kulüplerimizin taleplerinin göz ardı edilmesi, 

Kulüp Lisans Talimatı kriterlerinin ülkemiz gerçekleri dışında kalması... TFF, Ali Koç, Burak Elmas, Süleyman Hurma, Ahmet Nur Çebi ve Fatih Saraç’ın bir ‘oldu bitti’ ile Kulüpler Birliği’nden böyle bir metin geçirmek istediğine inanıyor. Kanıt olarak da yukarıda verdiğim örnekleri sıralıyorlar.

BEŞİKTAŞ, YAPTIĞI TRANSFERLERİ NEDEN AÇIKLAMIYOR?

Beşiktaş, anlaştığı teknik direktör ve futbolcularla neden sözleşme imzalayamıyor biliyor musunuz Mehmet Bey?

Neden?

Çünkü Beşiktaş şu anda bu imzayı atarsa limit aşımına giriyor.

4- ÇEBİ, BİLDİRİYİ HERKESE OKUDU

Şimdi gelelim madalyonun öteki yüzüne... Yani bu bildiriye taraf olan ve imza atan, hazırlayan başkanlarda. Onlarla da konuştum. Öncelikle ifade edelim, Süleyman Hurma, Ali Koç, Fatih Saraç, Ahmet Nur Çebi ve Burak Elmas, Kulüpler Birliği toplantısından bir gün önce bir araya gelmiş.

Bildiri o gün mü kaleme alındı?

Hayır, asla. Rutin, sıradan bir görüşmeydi. Zaten İstanbul kulüpleri olarak zaman zaman hep bir araya geliyoruz.

Bildiri ne zaman hazırlandı?

Toplantıdan hemen önce kaleme alındı. Öyle bir gün önceden hazırlanmış falan da değil. 

Ama bazı başkanların haberi bile yokmuş...

Mehmet Bey, Başkan Ahmet Nur Çebi metni eline aldı ve okudu. Eğer öyle bir baskın imza hareketi olsa böyle mi olur Allah aşkına!

5- TFF BİZE DANIŞMADAN SÖZLEŞMEYE MADDE KOYMUŞ 

Kulüpler Birliği tarafı ile konuşmamız böyle başladı. Konuşma ilerledikçe hissettim ki, iki taraf arasında çok derin bir güven bunalımı var. Kulüpler ne istiyor?.. “500 milyon dolar diye başladığımız yayın ihalesinin yıllık bedeli 230 milyon dolara düştü. Niye bu kadar taviz veriliyor yayıncı kuruluşa? Haberimiz bile yok. Pandemi dolayısıyla yayıncıya indirim yapıldı. Birinci yıl yapıldı, ikinci yıl yapıldı, şimdi de üçüncü yıl için indirim istiyor. Neye dayanarak istiyor biliyor musunuz?

TFF bize danışmadan, sormadan bir madde koymuş sözleşmeye. Adalet mi bu? Yayıncı geçen yıl 2 milyar 630 milyon TL ödeyecekti. Devlet, Spor Toto’dan 300 milyon TL aktardı. Yani yayıncı esasen bize 2 milyon 330 milyon TL ödedi.

Hâlâ daha indirim isteniyor. Ve TFF bize bu teklifle geliyor.Yazık değil mi? Bu sözleşmenin 230 milyon dolara düşeceğini bilse belki 3 yayıncı daha girecekti ihaleye, onlara haksızlık değil mi?

6- SERDAR TATLI’YA DEĞİL SİSTEMİNE KARŞIYIZ

Konuştuğum kulüp başkanına Merkez Hakem Kurulu Başkanı Serdar Tatlı ile ilgili de soru sordum:

Serdar Tatlı’nın istifasını istediniz mi?

Hayır. Serdar Tatlı’nın dürüst güvenilir bir insan olduğundan kimsenin şüphesi yok. Ama biz bu sisteme karşıyız. Neden bütün hakemleri 2 kişi tayin ediyor? İstiyoruz ki, bir kurul oluşsun, Süper Lig’deki 2-3 önemli maçı yine 2 kişi atasın ama Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig var. 2 kişi bütün hakemleri atar mı?

Bunları TFF ile konuştunuz mu?

Hep konuşuyoruz ama gelişme yok. Futbol, spor sektörünü ayakta tutuyor. Ama pandemi süresince TFF Covid testi için bile destek olmadı kulüplere. Pandemi süresince hiçbir ekonomik katkı alamadık. Diğer tüm spor branşları Covid testi için bakanlıktan destek aldı ama biz alamadık.

2-3 milyon TL test parası ödedi kulüpler. Duyuramıyoruz sesimizi. Ama ilk defa Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor kulüpleri bir araya geldi. “Sahada kıran kırana mücadele ederiz ama ortak sorunlarımız için bir aradayız” dediler.

7- 'HALLEDERİZ’ DEDİLER HABER BİLE VERMEDİLER

Kulüp başkanı, ben sormadan devam etti: 

Yabancı oyuncu konusu. Oturduk, konuştuk, rica ettik; ‘Pandemi ve sözleşmeler devam ediyor, bir sene daha kısıtlamaya gitmeyelim’ diye. ‘Hallederiz’ dediler. Ama bize haber bile vermeden açıkladılar kısıtlama kararını. Nezaketen de olsa bizi aramadılar.

Spor Yasası... Kulüp başkanlarına hapis cezasına varacak kadar ceza öngörülüyor. Endişelerimizi ifade ettiğimiz halde federasyonumuz bu konuda bir adım bile atmıyor.

Nihat Özdemir bey değil sorunumuz. Bunun altını çiziyoruz özellikle. Ama bu sistemle, kulüpleri dışarıda bırakarak Türk futbolu yönetilmez. Aslında daha pek çok konuyu dile getirdi muhatabım. Ama bunları yazmam için bir yazı dizisine ihtiyacım olacaktı. Son bir soru ile görüşmeyi tamamladım:

Mali genel kurula gidecek misiniz?

Bu soruyu duymazdan gelmek istiyorum.

BURAK ELMAS: FUTBOLUN GERÇEK PATRONU KULÜPLERDİR

Sayın başkan, ‘Bu bildiri imzalanmazsa Kulüpler Birliği’ne gelmem’ dediğiniz söyleniyor?

Ben o toplantıda Türk futbolunun uzun süredir çözülememiş 5-6 sorunun olduğunu bu sorunların halledilmesinin mecburiyet olduğunu söyledim. ‘Bu 5-6 sorunu bildiriye yazalım, bunlar çözülmez ise maça çıkmama dahil tüm seçenekleri uygulamaya hazır olduğumuzu söyleyelim, ondan sonra altına üstüne istiyorsanız, ‘sevgiler’ yazın ben imzalarım’ dedim. Çünkü bizim şahıslarla problemiz yok. Temel sorunların çözümüne ihtiyacımız var. ‘Bu temel sorunların çözümüne katkı sağlamayacaksak, bunları dile getirmeyeceksek, burada toplanmanın anlamı yok’ dedim. ‘Eğer buradan bugün bu sorunlarla alakalı bir duruş çıkmaz ise bir daha buraya katılmayız çünkü Kulüpler Birliği’nin bir anlamı kalmaz’ dedim. Ayrıca TFF’nin bizim adımıza futbolu yönetmekle yükümlü olduğunu ve futbolun gerçek patronunun kulüpler olduğunu belirttim.

‘ELLERİNDEN ÖPERİM’ DİYEN KULÜP BAŞKANLARI!

Kulüpler Birliği Vakfı, Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) karşı ‘birlik’ mesajı veriyor. Ama bazı kulüp başkanları, TFF Başkanı Nihat Özdemir’i telefonla ararken bile, “Ellerinden öperim başkanım” diye söze başlıyor.

SONUÇ: ‘HODRİ MEYDAN’ TAVRIYLA BU KRİZ ÇÖZÜLMEZ

Bu kriz, bu iletişim eksikliği ve ‘hodri meydan’ (iki taraf için de söylüyorum) tavrıyla çözülecek gibi değil. Kulüpler ve TFF bir masa etrafında oturmalı ve açıkça sorunlarını ortaya dökmeli. Nihat Özdemir eleştiriye de açık bir başkan. Ama tehdidin onda işe yarayacağını düşünmüyorum. Fenerbahçe ile yaşadığı krizde nasıl davrandığını ve kulüp üyeliğinden istifa ettiğini biliyoruz. İletişim yolları kapandığında kriz daha da büyüyecek. Bu, her iki taraf içinde olumlu sonuç vermeyecek. Kulüplerin de haklı olduğu pek çok nokta var. Ortak bir nokta bulunmadığı takdirde yeni sezon krizimiz şimdiden hayırlı olsun.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)
Yorum özelliği kapalıdır.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.