Gündem Haber Girişi: 23.10.2021 - 13:45, Güncelleme: 23.10.2021 - 13:45

İstanbul'da "kokarca böceği" kabusu

 

İstanbul'da "kokarca böceği" kabusu

Çekmeköy ve Sarıyer’deki ormanlık alanlara yakın oturan vatandaşların evlerini, kötü koku yayan kahverengi böcekler sardı. Bölgede yaşayan vatandaşlar, balkona çıkamaz hale geldi.
İstanbul’un Çekmeköy ve Sarıyer ilçelerinde, etrafa kötü kokular yayan kahverengi kokarca böceği evleri sardı. Kokudan rahatsız olan vatandaşlar, pencerelerini açamaz duruma geldi. Sarıyer’de ikamet eden Nazar Yıldız, evlerini saran böceklerden şikayetçi olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Biz de aynı böcekten şikayetçiyiz, yaklaşık iki senedir ne zaman camları açsak doluşuyorlar. Çok fazla var, öldürdüğümüz veya dokunduğumuz zaman çok pis kokuyor. Bir ilaçlama ya da bir çaresi varsa güzel olur. İlaçlama oluyor ama genelde sivrisinekler için olduğunu söylüyorlar, bu böceğe bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Çünkü çok fazla sayıda var ve camları açtığımızda bizi çok rahatsız ediyor. Arı gibi ses çıkarıyor ama bayağı pis kokuyor.” “ÇİN’DEN AMERİKA’YA AMERİKA’DAN TÜRKİYE’YE GELMİŞ” Çekmeköy'de de ormanlık alanın yakınındaki binalarda oturan vatandaşlar evlerinde yaşadıkları böcek istilasından oldukça rahatsız olduklarını belirterek çözüm istedi. Daire sakini Zeynep İskender, yaşadıkları rahatsızlığı şu ifadeler ile dile getirdi: “İki-iki buçuk senedir burada oturuyoruz. Geçen sene vardılar ama bu kadar değillerdi. Özellikle dün sürü halindeydiler. Arı kolonisi gibiydiler. Biz internetten araştırdık. Kokarca böceğiymiş, Çin'den Amerika'ya Amerika'dan da Türkiye'ye gelmiş. Alerjik reaksiyona sebep olabiliyorlarmış ciltte. “BALKONA HİÇBİR ŞEKİLDE ÇIKAMIYORUZ” Camı açamıyoruz. Tel taktırdık ama telden içeri giriyorlar. Havalandıramıyoruz evi, büyük bir problem yaşıyoruz. Rahatsız edici bir durum. Çamaşır falan da asamıyoruz. Balkona hiçbir şekilde çıkamıyoruz. İstila etmiş durumdalar her tarafı. Terasta da aynı şekilde fazlalar. İlaçlama yapmaya çalıştık ama çok fazla fayda göstermedi. Bunun bir bütün olarak yapılması gerekiyor. Ormanın ve binanın ilaçlanması lazım.” “SOKUCU, EMİCİ AĞIZ YAPISINA SAHİP” İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa, Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Hızal, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Bu tür istilacı bir tür, anavatanı Uzakdoğu ülkeleri olarak geçiyor. Türkiye'ye iki giriş noktası var gibi görünüyor, Artvin ve İstanbul. Şu anda Karadeniz sahil hattı boyunca çok yerde görülmekte. Önemli bir istilacı tür. Üç yüzden fazla bitki türü ile beslendiği tespit edilmiş. Bu türün en önemli özelliği, sokucu, emici ağız yapısına sahip olması. Böylelikle besleneceği bitkinin içerisine bu ağız yapısı ile giriyor, salgıladığı enzimlerle bu bitkinin protein, yağ ve liflerini emerek bitkiye zarar veriyor. Özellikle tohumlarda ciddi kayıplara sebep olabiliyor. “BİNALARDAKİ ISI DEĞİŞİMLERİ ONLARI CEZBEDİYOR” Özellikle eylül sonu ekim başı, havaların soğumaya başladığı dönemde yer arıyor. Binalardaki ısı değişimleri onları cezbediyor ve oralara gidebiliyor. Özellikle binalar daha korunaklı, evlerin içi, çatı altları, kapı arkaları, kitaplık arkaları çok ciddi saklanabileceği yerler. Bu tür tabii ki, insanlar için rahatsızlık verici olabiliyor. Oldukça büyük bir tür, uçarken çıkardığı ses, ayrıca dokunulduğunda ve ezildiğinde kötü bir koku yayması insanlar için hoş karşılanmıyor. Özellikle evin içerisinde dolaşması rahatsızlık veriyor. “KİMYASAL MÜCADELE SIKINTILI” Bu oldukça sıkıntılı bir durum yaratabiliyor. Bunlarla mücadele yöntemleri arasında değişik yöntemler var. Kimyasal mücadele, biyolojik mücadele ancak kimyasal mücadele şöyle bir dezavantajı var. Attığınız ilaç hedef türümüz olan bu tür dışında başka canlıları da öldürme durumunda olduğu için kimyasal mücadele sıkıntılı. Biyolojik mücadele, yıllarca yapılan çalışmalarda yumurta paraziti üzerine, yani bu böceğin koyduğu yumurtaya arız olan ve onunla beslenip popülasyonu düşüren canlılar üzerine çalışmalara başlandı. Bunun birkaç türü var ama Türkiye'de doğal tür olarak bulunmuyor. Yurt dışından getirilmesi planlanıyor. Bunun da başarılı olmama ihtimali var. Çünkü Türkiye doğasında olmadığı için bu böceklerin uyum sağlaması önemli. Uyum sağlarsa başarılı olacağız. “POPÜLASYON BİRAZ AZALTILABİLİR” Ev içlerinde çok sayıda olması durumunda torbalı elektrik süpürgeleriyle bunların çekilerek çıkartılıp bir poşete konduktan sonra sıkıca da ağzı kapandıktan sonra çöpe atılabilir. Üç dört şekilde mücadele ediliyor. Ama biter mi, bitmez. Popülasyon biraz azaltılabilir. Çünkü bu sadece park bahçelerde değil, ormanlık alanlarda da bulunduğu için ormanlık alanlardan park bahçelere, park bahçelerden ormanlık alana geçiş yapıyor. Şu yapılabilir, ergin dönemlerinde uçma dönemlerinde fenomen tuzakları asılarak en azından park bahçelerin çevresindeki binalarda yaşayan insanlar için bir fayda sağlanabilir.”  
Çekmeköy ve Sarıyer’deki ormanlık alanlara yakın oturan vatandaşların evlerini, kötü koku yayan kahverengi böcekler sardı. Bölgede yaşayan vatandaşlar, balkona çıkamaz hale geldi.

İstanbul’un Çekmeköy ve Sarıyer ilçelerinde, etrafa kötü kokular yayan kahverengi kokarca böceği evleri sardı.

Kokudan rahatsız olan vatandaşlar, pencerelerini açamaz duruma geldi.

Sarıyer’de ikamet eden Nazar Yıldız, evlerini saran böceklerden şikayetçi olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Biz de aynı böcekten şikayetçiyiz, yaklaşık iki senedir ne zaman camları açsak doluşuyorlar. Çok fazla var, öldürdüğümüz veya dokunduğumuz zaman çok pis kokuyor. Bir ilaçlama ya da bir çaresi varsa güzel olur. İlaçlama oluyor ama genelde sivrisinekler için olduğunu söylüyorlar, bu böceğe bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Çünkü çok fazla sayıda var ve camları açtığımızda bizi çok rahatsız ediyor. Arı gibi ses çıkarıyor ama bayağı pis kokuyor.”

“ÇİN’DEN AMERİKA’YA AMERİKA’DAN TÜRKİYE’YE GELMİŞ”

Çekmeköy'de de ormanlık alanın yakınındaki binalarda oturan vatandaşlar evlerinde yaşadıkları böcek istilasından oldukça rahatsız olduklarını belirterek çözüm istedi.

Daire sakini Zeynep İskender, yaşadıkları rahatsızlığı şu ifadeler ile dile getirdi:

“İki-iki buçuk senedir burada oturuyoruz. Geçen sene vardılar ama bu kadar değillerdi. Özellikle dün sürü halindeydiler. Arı kolonisi gibiydiler. Biz internetten araştırdık. Kokarca böceğiymiş, Çin'den Amerika'ya Amerika'dan da Türkiye'ye gelmiş. Alerjik reaksiyona sebep olabiliyorlarmış ciltte.

“BALKONA HİÇBİR ŞEKİLDE ÇIKAMIYORUZ”

Camı açamıyoruz. Tel taktırdık ama telden içeri giriyorlar. Havalandıramıyoruz evi, büyük bir problem yaşıyoruz. Rahatsız edici bir durum. Çamaşır falan da asamıyoruz. Balkona hiçbir şekilde çıkamıyoruz. İstila etmiş durumdalar her tarafı. Terasta da aynı şekilde fazlalar. İlaçlama yapmaya çalıştık ama çok fazla fayda göstermedi. Bunun bir bütün olarak yapılması gerekiyor. Ormanın ve binanın ilaçlanması lazım.”

“SOKUCU, EMİCİ AĞIZ YAPISINA SAHİP”

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa, Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Hızal, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

“Bu tür istilacı bir tür, anavatanı Uzakdoğu ülkeleri olarak geçiyor. Türkiye'ye iki giriş noktası var gibi görünüyor, Artvin ve İstanbul. Şu anda Karadeniz sahil hattı boyunca çok yerde görülmekte. Önemli bir istilacı tür. Üç yüzden fazla bitki türü ile beslendiği tespit edilmiş. Bu türün en önemli özelliği, sokucu, emici ağız yapısına sahip olması. Böylelikle besleneceği bitkinin içerisine bu ağız yapısı ile giriyor, salgıladığı enzimlerle bu bitkinin protein, yağ ve liflerini emerek bitkiye zarar veriyor. Özellikle tohumlarda ciddi kayıplara sebep olabiliyor.

“BİNALARDAKİ ISI DEĞİŞİMLERİ ONLARI CEZBEDİYOR”

Özellikle eylül sonu ekim başı, havaların soğumaya başladığı dönemde yer arıyor. Binalardaki ısı değişimleri onları cezbediyor ve oralara gidebiliyor. Özellikle binalar daha korunaklı, evlerin içi, çatı altları, kapı arkaları, kitaplık arkaları çok ciddi saklanabileceği yerler. Bu tür tabii ki, insanlar için rahatsızlık verici olabiliyor. Oldukça büyük bir tür, uçarken çıkardığı ses, ayrıca dokunulduğunda ve ezildiğinde kötü bir koku yayması insanlar için hoş karşılanmıyor. Özellikle evin içerisinde dolaşması rahatsızlık veriyor.

“KİMYASAL MÜCADELE SIKINTILI”

Bu oldukça sıkıntılı bir durum yaratabiliyor. Bunlarla mücadele yöntemleri arasında değişik yöntemler var. Kimyasal mücadele, biyolojik mücadele ancak kimyasal mücadele şöyle bir dezavantajı var. Attığınız ilaç hedef türümüz olan bu tür dışında başka canlıları da öldürme durumunda olduğu için kimyasal mücadele sıkıntılı. Biyolojik mücadele, yıllarca yapılan çalışmalarda yumurta paraziti üzerine, yani bu böceğin koyduğu yumurtaya arız olan ve onunla beslenip popülasyonu düşüren canlılar üzerine çalışmalara başlandı. Bunun birkaç türü var ama Türkiye'de doğal tür olarak bulunmuyor. Yurt dışından getirilmesi planlanıyor. Bunun da başarılı olmama ihtimali var. Çünkü Türkiye doğasında olmadığı için bu böceklerin uyum sağlaması önemli. Uyum sağlarsa başarılı olacağız.

“POPÜLASYON BİRAZ AZALTILABİLİR”

Ev içlerinde çok sayıda olması durumunda torbalı elektrik süpürgeleriyle bunların çekilerek çıkartılıp bir poşete konduktan sonra sıkıca da ağzı kapandıktan sonra çöpe atılabilir. Üç dört şekilde mücadele ediliyor. Ama biter mi, bitmez. Popülasyon biraz azaltılabilir. Çünkü bu sadece park bahçelerde değil, ormanlık alanlarda da bulunduğu için ormanlık alanlardan park bahçelere, park bahçelerden ormanlık alana geçiş yapıyor. Şu yapılabilir, ergin dönemlerinde uçma dönemlerinde fenomen tuzakları asılarak en azından park bahçelerin çevresindeki binalarda yaşayan insanlar için bir fayda sağlanabilir.”

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.