EKONOMİ
Giriş Tarihi : 08-11-2022 13:30

Yüzde 3 kaldı! Bakan Dönmez'den Karadeniz gazı açıklaması

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Karadeniz gazının karaya ulaştırılması çalışmalarına ilişkin "Boru hattı denizde yüzde 97 oranında tamamlandı. Data hattını çekecek gemi gelmişti. Orada da önümüzdeki 10 gün içinde kablolamayı tamamlayacağız." dedi.

Yüzde 3 kaldı! Bakan Dönmez'den Karadeniz gazı açıklaması

Bakan Dönmez'in açıklamaları şöyle:

Özellikle son yıllarda ulusal iletim şebekemizi ve komşu ülkeler açısından onların arz güvenliğini güçlendirecek önemli roller üstlendik. Biz altyapımızı güçlendirirken yeni kaynak girişleri sağladık. Rusya, Azerbaycan ve İran'dan doğal gaz alıyoruz. Sayı ve kapasitelerini artırdık.

 

"DOĞAL GAZ DEPOLARIMIZI ARTIRACAĞIZ"

TANAP Türkiye ve Avrupa'ya gaz taşıyor. TürkAkım 2 devreye girmiş oldu. Sadece bunlarla kalmadık aslında. LNG kapasitemizi artırdık. 2 tane LNG kara terminali varken bunlara 2 tane de FSRU gemi üzerinde gazlaşabilen ünitemizi devreye aldık. Bir üçüncüsü de Saros'da tamamlanacak, terminal işlemleri bitti, gemi arayışlarımız devam ediyor. Kış aylarda yer altı depoları olmazsa sistemin dengesini koruma imkanınız olmaz. Tuz Gölü devreye girdi, 1.2 milyar metreküplük depolama alanımız var. Orada 5,4 milyar metreküplük depolama alanına çıkacağız.

"DOĞAL GAZDA FİYAT MEKANİZMASINI DA BELİRLEYECEĞİZ"

Türkiye jeopolitik pozisyonu itibarıyla kaynak ülkelere yakınlığı ve talep ülkelere yakınlığıyla stratejik yerde bulunuyor. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Gaz merkezi ifadesi buradan doğdu. Sadece gazın ticaretinin yapılacağı bölge ve merkez değil dağıtımının da yapılacağı merkez olacak. Fiyat mekanizmasını da belirleyeceğiz. İstanbul'da enerji borsamız var. Elektrik ve doğal gaz alanında. Dağıtım merkezi Trakya'da olacak. Doğu'dan gelen hatların sonu Batı'da sonlanıyor. Kaynak ülkelere yakınlıktan bahsederken kaynak ülke olma yolunda da ilerliyoruz. Karadeniz gazıyla kendi gazımızı da sisteme dahil etmiş olacağız, belki bu gazın ihracını da düşüneceğiz.

 

"KAYNAK ÇEŞİTLİLİĞİ ZENGİN OLAN BİR ÜLKEYİZ"

Avrupa'nın kullandığı gazın 3'te 1'ini Rusya sağlıyordu. Rus gazının bizde de yüzde 40 ağırlığı var. Bunun yanı sıra Hazar Bölgesi'ndeki gazların Türkiye'ye getirilmesi, İran gazı geliyor. Irak'ta çalışmalar var. Orası yeni bir alternatif olabilir. Körfez ülkeleri, Katar, BAE, Umman buraya gaz getirebilir. Cezayir'den alıyoruz, Libya'yla temasımız var. İsrail'in gazı gelebilir. Nijerya'dan alabiliriz. Bu yönüyle baktığımızda dünyadaki emsallere göre kaynak çeşitliliği zengin olan bir ülkeyiz. Arz tarafıyla da sınırlı değil, gazın kullanılması lazım. Balkanlardaki ülkelerin Türkiye'den gaz alma talepleri olduğunu dile getirmiştim. Yıl sonuna kadar önce kendi yol haritamızı çıkaracağız. Kaynak ve talep ülkelerini bir araya getirmek suretiyle görüş ve fikirleri alacağız.

"RUBLE İLE TİCARET BAŞLADI"

Rusya ile ticaretimiz çok yönlü devam ediyor. 5-6 yıldır her iki lider de milli paralarla ticaretin önünü açma niyetlerini belli etmişlerdi. Son görüşmelerimizde mutabakat söz konusu. Teknik çalışmaların tamamlanması bekleniyor. Kısmen Ruble ile ticaret başladı. Her iki tarafta da görüş birliği söz konusu. Milli paralarla oluyor olması diğer dövizlere olan ihtiyaçları azaltmış olacak.

 

"GAZ VE PETROL ALDIĞIMIZ ÜLKELERDE O SAHALARDA ÜRETİMDE PAY ALMA DÜŞÜNCEMİZ VAR"

Enerji ürünleri stratejik emtialar arasında sayılıyor. Bazen paranız olsa da alamayabilirsiniz. Cumhurbaşkanımızın bu bölgelerle olan sıkı siyasi ilişkilerinin meyvelerini alıyoruz. Bizim yeni stratejimiz şu şekilde, gaz ve petrol aldığımız ülkelerde o sahalarda üretimde pay alma düşüncemiz var. Onları Türkiye'ye de davet ettik. Geçtiğimiz hafta BAE ile bir imkân oldu, değerlendirme oldu. Endonezya, Malezya'ya gittik. Onlar da doğal gaz üreten ticareti yapan ülkeler. Onlar daha çok Asya-Pasifik pazarında.

Malezya'da petrol doğal gaz aramada, hem de Türkiye ile iş birliği yapabilir miyiz bunları konuştuk. Birlikte arama... Yeni stratejimiz şu şekilde ilerliyor; gaz veya petrol satın aldığımız ülkelerden, o sahalardan üretimde de pay alma gibi bir düşüncemiz var. Onlar da buna çok pozitif bakıyor. Biz de onları Türkiye'ye davet ettik.

Özellikle Afrika başta olmak üzere son dönemde bizim denizdeki operasyon kabiliyetimizi artırmamızdan dolayı teklifler geliyor. Dost ve kardeş ülkelerle birlikte hareket edebiliriz.

"LİBYA'DA PETROL VE GAZ ALANINDA İŞ BİRLİĞİ YAPILDI"

Libya bu coğrafyada en önemli petrol ve gaz rezervlerine sahip. Türkiye orada barışın tesisi adına önemli roller üstlendi. Biz aslında Libya'da iç savaştan önce de arama üretim faaliyetlerine devam eden ülkelerdendik. İç savaşla birlikte ara vermiştik. Yeniden müzakereler başladı. Mutabakat zaptı imzaladık. Petrol ve gaz alanlarında iş birliğini içeriyor. TPAO'dan ekip gönderdik. Orada hem kara hem deniz alanlarında petrol arama üretim faaliyetlerinde ortak çalışma öngörüyoruz. Memnun olan ve olmayan ülkeler var, bu onların bileceği iş. Netice itibarıyla orada çıkacak petrol ve gaz başta o ülkenin kalkınmasına katkı sağlayacak. Petrol ve doğal gazda arz tarafındaki yetersizlikten bahsediyoruz. Arz tarafında üretim artışı sağlayacak.

 

"DOĞAL GAZ DEPOLARIMIZ DOLU"

Kışa dönük hazırlıklarımızı tamamladık. Depolarımız Eylül ayı sonu itibarıyla dolu. Depoları kullanmaya başlamadık. Boru hatlarıyla gelen gaz yetersiz kalırsa kullanılacak. Boru gazıyla aldığımız gaz da ilave görüşmelerimizi artırma çalışmalarımız var. Enerji sözleşmelerimizi yaptık. Spot piyasalardan da Doğal Gaz tedariği yapıyoruz. Avrupa'ya göre çok daha rahat olduğumuzu söyleyebilirim. Rusya'dan gaz ve PETROL alımı azalttı Avrupa. Bir anda alternatif üretme imkanları yok. Yıllık 150 milyar metreküp Avrupa Rusya'dan gaz alıyordu. Yeni rakamlar 50 milyar metreküpün altında Rusya'dan doğal gaz alınacağı öngörülüyor. Depolarını doldurdular, buna rağmen olağan üstü tedbirlere de başvurdular. Konutlarda vatandaşlarınızı bilinçlendirerek yaparsınız. Onlar şu anda aktif olarak tasarrufu belli sanayi kuruluşlarından bekliyorlar. Yüzde 20-30 arasında doğal gaz ve elektriğin az kullanılmasını görüşüyorlar. Fabrikanız yüzde 100 kapasiteyle çalışırken yüzde 70'e düşecek, üretimleri azalacak. Resesyon görünümü söz konusu.

"SÜBVANSİYON UYGULAMASI DEVAM EDECEK"

Üretim kaynaklarına kaynak maliyetleri farklı. Yenilenebilir, linyitten üretilen elektrikle gazla üretilen elektriğin maliyeti farklılaştı. Avrupa geçen hafta buna benzer kararı komisyondan zorla geçirdi. Buna rağmen biz yüksek maliyetleri vatandaşlarımıza daha az oranda yansıtmak için ciddi oranda sübvansiyon uyguladık. Geçen yıl doğal gazda 80 milyar lira, elektrikte 20 milyar liraydı. Bu rakamların aşılacağı öngörülüyor. Zorunlu artışları yaptık. Hane halkını desteklemek için elektrikte kademeli uygulamaya geçtik. Doğal gazda sübvansiyonun yüzde 80'i aştığı dönemler oldu. Aylık fatura 250 liraysa 1000 lirayı 250 lira olarak fatura yapıyoruz. 750 lira milli bütçeden karşılanıyor demektir. Bu uygulama devam edecek.

 

"KARADENİZ'DEKİ GAZ 2023'ÜN İLK ÇEYREĞİNDE SİSTEME BAĞLANACAK"

Yaklaşık 2 yıldır Filyos'ta çalışma devam ediyor. Kıyıdan mesafesi 170 kilometreyi bulan çalışmadan bahsediyoruz. Büyük kısmı suyun altında ve görsel olarak gösteremiyoruz. Suyun altında enerji üssü kuruyoruz. Boru hattı denizdeki yüzde 97 oranında tamamlandı. Data hattını çekecek gemi gelmişti. Orada da önümüzdeki 10 gün içinde kablolamayı tamamlayacağız. Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde ilk gazı sisteme vereceğiz. Herkes mutfağında bunu kullanabilir hale gelecek. Karadaki terminal çalışmaları devam ediyor. 30'u aşkın gemiyle Karadeniz'de işlem yapıyoruz. BOTAŞ boru hattı yapımı yapıyor. 6000 iş kalemini eş zamanlı olarak üretiyoruz. Böyle büyük bir çalışmayı kısa sürede dünyada bitirecek bir yer yok. 2,5 yıl içinde böyle bir sahanın üretime kazandırılması dünya tarihine rekor olarak geçmiş olacak. Normalde bu işler için 2-3 kat süre gerekiyor.

"KARADENİZ'DEKİ REZERVDE ARTIŞ OLABİLİR"

Sakarya Gaz Sahası'nda üretime hazırlık çalışmalarına devam ediyoruz. İlk 405 milyar metreküp bulmuştuk. 135 milyar metreküp daha keşif açıkladık toplam 540 milyar metreküplük rezerv var. Sakarya ve Amasra'da uluslararası firmalara sahanın rezerv değerlemesini yaptıran çalışma da yürütüyoruz. Öncü bilgiler oradaki mevcut rezervin yukarı yönlü güncelleneceği şeklinde. Şu anda mevcut sahadaki çalışmaların devamıyla onu da vermiş olacağız. Artış olabilir diye cevaplandırabiliriz. Yörükler'deki çalışma tamamlandı. TPAO Akdeniz'de mevcut sahalarla alakalı çalışmaları yürütüyor. Yakın gelecekte yeni lokasyonunu belirleyeceğiz.

 

"ÜÇÜNCÜ NÜKLEER SANTRAL TRAKYA'DA OLABİLİR"

Akkuyu'da çalışma hummalı şekilde devam ediyor. İlk reaktörü önümüzdeki yılın sonunda devreye alacağız, sonrasında diğer reaktörleri devreye alacağız. Enerji ihtiyacımız artarak devam edecek. Tüm ihtiyacınızı teknik olarak buradan karşılama imkanınız yok. En temiz kaynaktan başlayarak sıralama yapıyoruz. Nükleer önümüzdeki dönemde Avrupa'nın ve birçok gelişmiş ülkenin yeni enerji kaynağı oluyor. Sıfır emisyonu var. Akkuyu ile başlayan bu sürecimiz Sinop'la üçüncüsü için Trakya olabilir. 2050 yılına kadar olan enerji talebini şu anda planlıyoruz. Hangi kaynak türünden ne kadar tesis devreye girecek, bunu sektörler de paylaşacağız. Trakya'da yer tespit çalışmaları devam ediyor. Nükleerde yer hazırlama süreçleri uzun işler. Deprem ve iklim şartları yönünden. Çok ciddi araştırmalara ihtiyaç var.

"BORDAN LİTYUMU AYIRDIK, ÜRETİYORUZ"

Borda rezervin yüzde 70'i bizde. Birçok pazarda pazar lideriyiz. Ürünlerimiz kaliteli ve talep edilen ürünler. Boru işleyip satma yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Bor karbür tesisimizin 2 yıl kadar önce temelini atmıştık. Mukavemeti yüksek ürün olduğu için savunma sanayinde, uzay, havacılık ve otomobil sanayinde kullanılıyor. İthal ediyorduk, ihraç edeceğiz. Lityum üretimi elektrikli otomobil ve mobiliteden dolayı enerjiyi depolayabilen kritik elementlerden biri haline geldi. Hamdolsun bor madeninin olduğu yerde lityum da vardı. Bordan lityumu ayırdık, üretim başlıyor. Yıllık 700 ton üretme imkanına kavuşmuş olacak. Yıllardır bor cevherini üretiyorduk, atık olarak depoladığımız yerde lityum da var. Atık depolanan yerden lityum geri kazanımıyla ilgili çalışmalarımıza devam ediyoruz. Buradaki amacımız başta yerli otomobilimiz olmak üzere lityumda kendi kendine yetebilen seviyeye ulaşması.

 

"3640 ELEKTRİKLİ OTOMOBİL ŞARJ İSTASYONU KURULDU"

Şarj noktası tesis etmek isteyen şirketler EPDK'ya başvuracak. 50'nin üzerinde şirket lisans aldı. Türkiye'nin muhtelif yerlerinde şarj istasyonu kurmaya yetkili şirketler. Şu ana kadar 3640 adet şarj noktası devreye girmiş durumda. Togg'un yan şirketi var TruGo diye, 1000 ayrı noktada şarj istasyonu kuracak. Tüm çalışmalarımız bu yönde gidiyor. Bunu bir evrensel hizmet anlayışıyla gördüğümüz için Sanayi Bakanlığı nüfusun az yoğun olduğu yerlerde bazı teşvikleri vermekle, yatırımcı gitmeyebilir. Bunu baz istasyonlarında kırsalda yaşadık. Ulaştırma Bakanlığı fon sağlamıştı. AMV'de otoparkta şarj hizmeti alınacak. İş yerine gittiniz, arabanızı şarj edebileceksiniz. Bakanlık kampüsünde güneş enerjisiyle araçları şarj ettiğimiz noktamız var. Çok mutlu olduk, tüm ulusumuz sevindi. Çok teknolojik aracın tanıtımı yapıldı. Bir araçtan ötesi olacak. İleriye doğru bu araçların hazır bataryaları üzerindeyken başka amaçlar için de kullanabiliriz. O araçta 50-100 kw depolanmış elektrik var. Sistemde ihtiyaç olduğunda elektrik de satabileceksiniz. Ucuz zamanda elektriği alıp arbitasyon imkanı da sağlamış olacağız. Lisanssız elektrik üretimi yaptırıyoruz. Bu arabalar çoğaldıkça elektrik depolama hizmeti de sağlayabileceksiniz.

Yeni dönemde yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme daha fazla bağlanabilmesi için üretilen enerjiyi depolamam lazım.

 

AdminAdmin